1/25/2009

18:07

kısa aralıklı uzun lambalarda
göz kırpan şehir akşamlarında
karşılaştı yürür gibi iki gölge

ürkek tedirgin damlaların
göğe tırmanan şavkında
vuruştu iki el bileklerin renginde

yokuş aşağı vurduğun prangaların
ayrılmış zincirlerinde
çözüldü gözü kapalı kelimeler,
ağlamaklı güverte yamaçlarından
açıldı yeni dünyaya
misinanın ucundaki düşler,
ıslak sokakların
korkar gibi yürüdüğün karanlıklarında
bakar gibi olduğun sarmaşıkların
saçlarına dolalı tanelerine doldu son hece,
parmakuçlarında okuduğun buseler
seslenmemiş önsöz gibi canlandı birer ikişer
her ne hikmetse!
sorgusundan sual olunmaz niyetler

hayat bu ya!
bir parça masal gölgesi
dinlediğin bir altıok şiiri
ellerini çırptığın rüzgarların
kanat açan şarabi rengi
dizlerin üzerine çöreklenen zamanın
hep geç kalışları
aldandığın kendinin
aldatılış dolu hülyaları
bir çift ağzı doğru kelimenin
erken sönen aydınlıkları
telaşlı konuşların
erken yalpalamaları
hüzünler var birde
dönen dünyanın miladı tekrarında
suya batan gün renginde,

hep mi, söylenmedik bir son söz
dilin kıtalar uzağında
çatışma bu sessizliğe bulalı suskunlukta
ölüyor sırtını döndüğün akşamlarda
yazmaya kelime bulamadığın
siyahın akan kırmızılığında

3 Comentários:

Siminya dedi ki...

baya geç kaldın :)

Mixx dedi ki...

ölüyor sırtını döndüğün akşamlarda
yazmaya kelime bulamadığın
siyahın akan kırmızılığında

bazen yazmaya değil anlatmayada bir kelime bulamıyor insan..

tek kelimeyle harıkaydı yüreğine sağlık:)

...ve], dedi ki...

patron biraz daha gecikeceğim malum...
mixx güzel düşüncelerin için çok ama çok teşekkür ederim

Yorum Gönder

.] © 2008. Template by Dicas Blogger.

TOPO