rüzgarların eteklari havalanıyor ikindi güneşinde/sartre gölgesine sığınanlardanım/hayatta salt düşünce üretmek isteyenlerdenim/ artık kendi içimde kendim için/bir arka bahçem var bilinmeyenim /görünmeyenim/ kimsenin değil ama yaşasın sadece benim/yaşamaksa en büyük mecburiyetim dedim anneme/ bu dünyada yaşayayım o halde bennde sessizce/kimseler karışmadan/kimselere karışmadan/ kendi yaşamımda/ dedi küçük bir kız aldanışa...ve vakitsiz yazılar yazmak için kapandı bir odaya bir hikaye ve bir şiir arasında....kalemin ucu karıştı bulanıklığa,bulanıklık ise karışacak eninde sonunda aydınlığa dedi...ve aydınlanacak tek bir lambanın tozu altında. dedi yine...bir duvar buldu kendine ardında küçük bir bahçe bir kaç sandalye ve bir resim bir kurbağa hemen üstünde...eliyle itti kurbağayı resmi almak için,masallara giden yol belirdi hemen ardında çerçevenin ardında...bir masal kavgaya tutuştu sihriyle küstü kız geri geldi tüm geçtiği yollardan yine,ardında düşen arpa tanelerini gökyüzünün kanatları süpürdü bir bir,bir tufan geldi bir rüzgara karıştı ,bir güneş ısıttı ve bir yağmur yağdı aynı anda yine...gündüzün üstünü gece örttü ve geceye örtünürkende kız gözyaşlarıyla uykusuna yine daldı.....ve sabah oldu aynı hayata yine uyandı...yaşamak demişlerdi ona en büyük mecburiyetin diye, yaşamın içinde bir kere...mecburiyetini önüne taktı yürür gibi konuşur gibi oturur gibi güler gibi yaptı...tüm sahteliklere sırtını dönüp tüm ama tüm ikiyüzlülüklere tüm gördüğü halde görmemiş gibi olduklarını bir celsede indirip ellerinden bir şarkı geçirdi içinden en çok sevdiği sesten.....yaşamaktı bunun adı,annesinin babasının ona sunduğu onun hayatın içinde mecbur olduğu tek şeyle yola koyuldu,allahın varlığı kalbinde hayatın en kötü tarafı bu dedi mecburiyetten yaşamak ve sonu beklemek....
8/22/2007
8/20/2007
gelecekte okunacak ya hani bu satır 'sen'
yaptığın herşeyi, ellerinle yıkmaya başladığının resmigünü bugündür işte....
8/17/2007
bugün 17 ağustos...çoğu kimse için acının o en derin acının gündoğumu.birisi için ise bir koşuşun hatırlanışı bulutlu bir günde bir e..........
8/16/2007
8/12/2007
7/27/2007
7/24/2007
bilinmeyen
.
bilinmeyenlerde saklı hayat...
hayat işte bilinmeyen...
7/18/2007
27 temmuz
akan bir hayatın gözleri var ellerimde
içini açtığımda
durmayan bir zamanın sözleri yankılanıyor seste 27 temmuz
sesin ardından koşuyor ya hani sokaklar
köşebaşları akrebin yelkovanı kovalayışında hala..
akan bir zamanın elleri, gözlerimde
ve
anıların küçük gülüşleri rüzgargüllerinde 27 temmuz
7/13/2007
7/06/2007
ağlamaklı bir şehrin gölgesi örtüyor gündüzü
araba tekerleri ıslık gibi ıslak
kaldırım üstü serçeleri şaşkın
bir an'ın hızı çağlıyor bir damlada
simone sesinde
yeşil bir ton koyusunda gri ile kol kola
caddede yaşlı adımlar sanki insan sureti
bir sır ise kendini habersiz ele vermek istiyor
karnından ağlayan bir oyuncak bebek sesi sanki!
sanki işte
bir yaz yağmuru bu bilindiği üzere
nasılsa durmadan geçer...
6/26/2007
şiir'e ..
6/22/2007
rengide beyaz ..

mor bir denizin gölgesi bu sessizliğin
bir yorgunluktayım
bir yoklukta belki
belkide yokluğun yorgunluğunda hayat
ikindi vakitlerinde okunacak ezanları bekliyorum
bir avlu dolu bilinmezliklerle
anlamsızlıklar taş geçitlerde yine
kanat takınıyor kuş uçarken
tünelin rutubet kokusunun üzeri ise örtülmekte
yoksunluğun elleri dolaşıyor dört yol ağızlarında
zehirli bir ok yönsüz saatte bilmem kaç hızda
yalpalayan bir yelkenin rengini seviyorum şimdi
bir yelkenin yalpalayan rengini seviyorum belkisiz şimdi
söylenecek bir sessizliği varmış dile gelen
sessizliğini söylüyor şimdi
oysa ki
bana bakan gözlerinin rengi mor aslında
ve
bir sessizlik şiiri yaz aklından yine
sesi usulca olsun ..









